Başlangıç > Tarih, şüphelere cevaplar > imam Ali a.s hilafeti reddetti mi? | هل رفض الإمام علي عليه السلام بيعة الناس؟

imam Ali a.s hilafeti reddetti mi? | هل رفض الإمام علي عليه السلام بيعة الناس؟


BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

nasibilerin İslam tarihi ve akidesine yönelik ortaya attığı şüphelerden birisi de Hz. Ali a.s’ın güya hilafeti istemediği, reddettiği iddasıdır. Iddalarına göre güya Osman b. Affan’ın öldürülmesinden sonra halk imam Ali a.s’a biat etmek istedikleri zaman imam a.s biati reddetmiştir ki, bu iddalarına dayanak olarak Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabından bir hutbeyi göstermektedirler. Biz inşaAllah öncelikle “Nehcul Belağa”dan hutebnin aslını aktaracak, daha sonra ise onun senedini, kaynağını ve sıhhatini araştıracağız.

Seyyid Razi r.a “Nehcul Belağa”nın hutbeler bölümünde imam Ali a.s’ın Osman’ın öldürülmesi sonrasında kendisine biat edilmek istendiğinde şöyle bir hutbe irad ettiğini rivayet etmiştir:

ومن كلام له (عليه السلام) لمّا أراده الناس على البيعة بعد قتل عثمان
Osman b. Affan öldürüldükten sonra insanlar kendisine biat etmek istediklerinde Hz. Ali a.s şöyle buyurdu:

دَعُوني وَالْـتَمِسُوا غَيْرِي; فإِنَّا مُسْتَقْبِلُونَ أَمْراً لَهُ وُجُوهٌ وَأَلْوَانٌ; لاَ تَقُومُ لَهُ الْقُلُوبُ، وَلاَ تَثْبُتُ عَلَيْهِ الْعُقُولُ(1)، وَإِنَّ الاْفَاقَ قَدْ أَغَامَتْ(2)، وَالْـمَحَجَّةَ(3) قَدْ تَنَكَّرَتْ(4).  وَاعْلَمُوا أَنِّي إنْ أَجَبْتُكُمْ رَكِبْتُ بِكُمْ مَا أَعْلَمُ، وَلَمْ أُصْغِ إِلَى قَوْلِ الْقَائِلِ وَعَتْبِ الْعَاتِبِ، وَإِنْ تَرَكْتُمُونِي فَأَنَا كَأَحَدِكُمْ; وَلَعَلِّي أَسْمَعُكُمْ وَأَطْوَعُكُمْ لِمنْ وَلَّيْتُمُوهُ أَمْرَكُمْ، وَأَنَا لَكُمْ وَزِيراً، خَيْرٌ لَكُمْ مِنِّي أَمِيراً!
Beni bırakıp, başkasını bulun, çünkü karşı karşıya kaldığımız işin çeşitli yönleri ve renkleri var. Böyle bir işte gönüller kararlı olamaz, akıllar sebat edemez. Ufuklar, boydan boya kara bulutlarla kaplanmış, yol görünmez olmuştur. Bilin ki eğer kabul edersem, size bildiğim gibi davranırım. Söyleyenin söylemesinden, ayıplayanın kınamasından çekinmem. Eğer bana bu sorumluluğu vermekten vazgeçerseniz, o zaman içinizden biri gibiyim. Buyruk sahibi yapacağınız kişinin emrini sizden daha fazla dinleyip itaat edeceğimi umuyorum. Benim size vezir olmam, emir olmamdan daha hayırlıdır.

Seyyid Razi r.a, “Nehcul Belağa”, 91-ci hutbe

şüphenin cevabı: bilindiği gibi Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabı bazen şii, bazen sünni ve bazen de her iki mezhebinin kaynaklarında imam Ali a.s’a nispet edilen hutbe ve mektupların bir araya toplanmış olduğu bir kitaptır. Fakat Seyyid Razi r.a bu işi yaparken hadisleri senedleri ile birlikte yazmamış, sadece metinlerini zikretmiştir. O yüzden “Nehcul Belağa”da geçen her hangi bir hutbenin veya mektubun senedini göre bilmemiz için Seyyid Razi r.a’ın bunları aldığı ana kaynaklara bakmamız gerekir. işte üzerinde konuşmakta olduğumuz bu hutbe hiç bir Şia kaynağında zikredilmemiştir, hutbenin kaynağı sadece nasibi kaynaklarından “Tarih et-Taberi”dir ki, bu kadarı bile şüphenin cevabı açısından yeterlidir. zira İslami kaynaklarda bu hutbenin bir aslı yoktur ve nasibi kaynakları da müslümanlar aleyhinde hüccet değildir. ancak, biz bu kadarı ile yetinmeyecek ve hatta nasibiler nezdinde bile bu hutbenin bir aslının olmadığını ortaya koyacağız.

bu hutbeyi nasibi alimlerinden Taberi kendi tarih kitabında rivayet etmiştir ki, onun senedi şöyledir:

كتب إلي السري عن شعيب عن سيف عن محمد وطلحة قالا
Sırrı’nın kitabında Şuayb’dan, o Seyf’ten, o da Muhammed ve Talha’dan şöyle rivayet edilmiştir:

Taberi, “Tarih et-Taberi”, 3/456

bu senedde geçen ravilerden ikisi yalancı, biri ise meçhuldür. Şimdi raviler hakkında nasibi rical kitaplarından bilgi sunuyuyoruz:

1. Seyf b. Ömer (سيف بن عمر): hadisimizin ikinci ravisi olan bu şahıs emevi sarayının baş mollalarından ve döneminin büyük yalancılarından olan bir zındıktır. Nebi s.a.a’in vefatı sonrasında insanların irtidad etmeleri, Ebu Bekir’in bu mürtedlerle savaşıp sözde İslamı kurtarması ve s. gibi masallar onun uydurmalarındandır. muhakkık Seyyid Askeri r.a onun uydurarak nasibi ricaline dahil ettiği 150 sahabe tespit etmiştir, bkz: Allame Seyyid Askeri r.a, “150 uydurma sahabe”

işte bu zındık ve yalancı nasibi hakkında nasibilerin rical ilminde otorite alimlerinden ibni Hacer diyor ki:

سيف بن عمر التميمي البرجمي (3) ويقال السعدي ويقال الضبعي ويقال الاسدي الكوفي صاحب كتاب الردة والفتوح
Seyf b. Ömer et-Temmi el-Bercemi “el-Esedi”, “ed-Dabbi” ve “el-Esedi el-Kufi” de denilmiştir. “Ridde ve futuh” adlı kitabın sahibidir.

قال ابن معين ضعيف الحديث وقال مرة فليس خير منه وقال أبو حاتم متروك الحديث يشبه حديثه حديث الواقدي وقال أبو داود ليس بشئ وقال النسائي والدارقطني ضعيف وقال ابن عدي بعض أحاديثه مشهورة وعامتها منكرة لم يتابع عليها وقال ابن حبان يروي الموضوعات عن الاثبات.  قال وقالوا أنه كان يضع الحديث.  قلت: بقية كلام ابن حبان اتهم بالزندقة وقال البرقاني عن الدارقطني متروك وقال الحاكم اتهم بالزندقة وهو في الرواية ساقط
ibni Main dedi ki: “hadiste zayıftır” ve yine demiştir ki: “onda hayır yoktur”
Ebu Hatim dedi ki: “hadisi metruktur, hadisi Vakidi’nin hadisi gibidir”
Ebu Davud dedi ki: “bir şey değildir”
Nesai ve Darektuni dediler ki: “zayıftır”
ibni Adiy dedi ki: “bazı hadisleri meşhurdur, ancak münkerdir, kabul edilmemiştir”
ibni Hibban dedi ki: “dürüst ravilere uydurma rivayetler isnad etmiştir, yalancı bir zındıktır” Ben (ibni Hacer) derim ki, ibni Hibba’nın “zındıktır” sözü iyi olmamıştır.
el-Berkani Darektuni’den naklen dedi ki: “metruk’tur”
Hakim dedi ki: “O bir zındıktır ve rivayetleri terk edilmiştir”

ibni Hacer, “Tehzib et-Tehzib”, 4/260

2. Şuayb b. İbrahim (شعيب بن ابراهيم الكوفي): hadisin üçüncü ravisi olan bu şahıs Seyf’in kitaplarının tek ravisidir ve nasibi rical ilmine göre meçhuldür. rical alimi ibni Hacer onun hakkında der ki:

شعيب بن إبراهيم الكوفي
Şuayb b. İbrahim el-Kufi

راوية كتب سيف عنه. فيه جهالة
ذكره ابن عَدِي وقال: ليس بالمعروف وله أحاديث وأخبار وفيه بعض النكرة
Seyfin kitabını kendisinden rivayet etmiştir, onda cehalet vardır.
ibni Adi zikretmiş ve demiştir ki: “maruf değildir, onun hadis ve haberlerinde bazı münkerler vardır”

ibni Hacer, “Lisan el-Mizan”, 3797-ci ravi

3. Sırrı (السري): hadisin dördüncü ravisi olan bu şahısın kim olduğu konusunda ihtilaf vardır. çünkü “Sırrı” olarak bilinen 3 kişi vardır:

a) Sırrı b. Yahya el-Kufi (السري بن يحيى الكوفي): nasibi rical ilmine göre güvenilir bir ravidir, ibni Hacer onun hakkında diyor ki:

السري بن يحيى بن إياس بن حرملة الشيباني البصري ثقة أخطأ الأزدي في تضعيفه من السابعة مات سنة سبع وستين
Sırrı b. Yahya… eş-Şeybani el-Basri, sika (güvenilir)’dir, 167 yılında ölmüştür.

ibni Hacer, “Takrib et-Tehzib”, 2223-cü ravi

b) Sırrı b. İsmail el-Hemedani (السريّ بن اسماعيل الهمدانيّ): yalancı ve uydurukcudur, nasibi rical alimi ibni Adi onun hakkında diyor ki:

السري بْن إسماعيل
Sırrı b. İsmail

كتب إلي مُحَمَّد بْن الحسن بْن بحر , ثَنَا عَمْرو بْن علي , قَالَ : كان يحيى لا يحدث عن السري بْن إسماعيل , وما سمعت عبد الرَّحْمَن ذكره قط
سمعت ابْن حماد , يقول : قَالَ البخاري : السري بْن إسماعيل الهمداني , عن الشَّعْبِيّ كوفي , قَالَ يحيى بْن سعيد : استبان لي كذبه في مجلس
ثنا ابْن أبي عصمة , ثَنَا أبو طالب , قَالَ : قلت لأحمد بْن حنبل : السري بْن إسماعيل ؟ قَالَ : ترك الناس حديثه
ثنا ابْن حماد , ثَنَا الْعَبَّاس , عن يحيى , قَالَ : السري بْن إسماعيل ليس بشيء
Amr b. Ali dedi ki: “Yahya (b. Said) Sırrı b. İsmail’den rivayet etmezdi ve Abdurrahman (b. Mehdi)’nin de onun zikrettiğini hiç duymadım”
Buhari dedi ki: Sırrı b. İslmail el-Hemedani, Şaabi’den (rivayet etmiştir), Yahya b. Said dedi ki: “bana mecliste yalan söyledi”
Ebu Talib dedi ki: Ahmed b. Hanbel’e Sırrı b. İsmail hakkında sordum, dedi ki: “insanlar onun hadisini terketmiştirler”
Yahya b. Main dedi ki: “Sırrı b. İsmail bir şey değildir”

ibni Adi, “Kamil fid-Duafa”, 3/456, 872-ci ravi

c) Sırrı b. Asım el-Hemedani (السريّ بن عاصم الهمدانيّ): yalancı ve hadis uydurucusudur, nasibi rical alimi ibni Hacer onun biografisinde diyor ki:

السري بن عاصم بن سهل أبو عاصم الهمداني
Sırrı b. Asım . Sehl, Ebu Asım el-Hemedani

وهاه ابن عَدِي وقال: يسرق الحديث
وقال النقاش في موضوعاته في الحديث الأخير: وضعه السري
ibni Adi dedi ki: “hadis çalar”
ve Nakkaş “uydurma hadisler” kitabında dedi ki: “Sırrı uydurur”

ibni Hacer, “Lisan el-Mizan”, 3364-cü ravi

şimdi eğer Taberi’nin senedindeki Sırrı’dan kasıt ilk ravi ve güvenilir olan Sırrı b. Yahya el-Kufi ise şu halde senedde inkita (kopukluk) vardır. zira yukarıda gördüğümüz gibi Sırrı b. Yahya 167 yılında ölmüştür, Taberi ise 224 yılında dünyaya gelmiştir (bkz: ez-Zehebi, “Siyer”, 14/267). yok eğer, Sırrı’dan kasıt diğer iki kişiden birisi ise şu halde onlar da yalancıdırlar. Ama benim zannımca bu kişi Sırrı b. Asım el-Hemedani’dir, zira o hicri 258 yılında Bağdad’a gelmiş ve Taberi ile görüşmüştür. Her halükarda, bizim için değişen bir şey yoktur ve bu hadis uydurmadır.

Kategoriler:Tarih, şüphelere cevaplar Etiketler:
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: