Başlangıç > Tarih, şüphelere cevaplar > imam Ali a.s İran savaşlarında Ömer’e yardımcı oldu mu?

imam Ali a.s İran savaşlarında Ömer’e yardımcı oldu mu?


BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

bundan sonra… nasibilerin yalan ve ithamları ile İslam tarihinde tahrif ettikleri konulardan birisi de imamlarımız a.s’ın güya nasibi kralları ile dost oldukları, iyi ilişkiler içerisinde olduklarıdır. Bu konudaki değişik ve çeşitli iddalarından birisi de imam Ali a.s’ın nasibi kralı Ömer b. Hattab’a İran savaşlarında akıl vererek yardımcı olduğudur ki, bu iddalarına delil olarak Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabından bir hutbeyi göstermektedirler. Biz inşaAllah öncelikle “Nehcul Belağa”dan hutebnin aslını aktaracak, daha sonra ise onun senedini, kaynağını ve sıhhatini araştıracağız.

Seyyid Razi r.a “Nehcul Belağa”nın hutbeler bölümünde imam Ali a.s’ın İran savaşları sırasında Ömer b. Hattab’a akıl vererek şöyle dediğini rivayet etmiştir:

ومن كلام له (عليه السلام) وقد استشاره عمر بن الخطاب في الشخوص لقتال الفرس بنفسه
Ömer b. Hattab’ın İranlılarla bizzat savaşma isteği ürerine Hz. Ali a.s şöyle buyurmuştur:

إِنَّ هذَا الاَْمْرَ لَمْ يَكُنْ نَصْرُهُ وَلاَ خِذْلاَنُهُ بِكَثْرَة وَلاَ بِقِلَّة، وَهُوَ دِينُ اللهِ الَّذِي أَظْهَرَهُ، وَجُنْدُهُ الَّذِي أَعَدَّهُ وَأَمَدَّهُ، حَتَّى بَلَغَ مَا بَلَغَ، وَطَلَعَ حَيْثُ طَلَعَ، وَنَحْنُ عَلَى مَوْعُود مِنَ اللهِ، وَاللهُ مُنْجِزٌ وَعْدَهُ، وَنَاصِرٌ جُنْدَهُ.
وَمَكَانُ الْقَيِّمِ بِالاَْمْرِ(3) مَكَانُ النِّظَامِ(4) مِنَ الْخَرَزِ يَجْمَعُهُ وَيَضُمُّهُ: فَإِنِ انْقَطَعَ النِّظَامُ تَفَرَّقَ وَذَهَبَ، ثُمَّ لَمْ يَجْتَمِعُ بِحَذَافِيرِهِ(5) أَبَداً. وَالْعَرَبُ الْيَومَ وَإِنْ كَانُوا قَلِيلاً، فَهُمْ كَثِيرُونَ بَالاِْسْلاَمِ، عَزِيزُونَ بَالاجْتَِماعِ!
فَكُنْ قُطْباً، وَاسْتَدِرِ الرَّحَا بِالْعَرَبِ، وَأَصْلِهِمْ دُونَكَ نَارَ الْحَرْبِ، فَإِنَّكَ إِنْ شَخَصْتَ(1) مِنْ هذِهِ الاَرْضِ انْتَقَضَتْ عَلَيْكَ الْعَرَبُ مِنْ أَطْرَافِهَا وَأَقْطَارِهَا، حَتَّى يَكُونَ مَا تَدَعُ وَرَاءَكَ مِنَ الْعَوْرَاتِ أَهَمَّ إِلَيْكَ مِمَّا بَيْنَ يَدَيْكَ.
إِنَّ الاَعَاجِمَ إِنْ يَنْظُرُوا إِلَيْكَ غَداً يَقُولُوا: هذا أَصْلُ الْعَرَبِ، فَإِذَا اقْتَطَعْتُمُوهُ اسْتَرَحْتُمْ، فَيْكُونُ ذلِكَ أَشَدَّ لِكَلَبِهِمْ عَلَيْكَ، وَطَمَعِهِمْ فِيكَ.
فَأَمَّا مَا ذَكَرْتَ مِنْ مَسِيرِ الْقَوْمِ إِلَى قِتَالِ المُسْلِمِينَ، فَإِنَّ اللهَ سُبْحَانَهُ هُوَ أَكْرَهُ لِمَسِيرِهِمْ مِنْكَ، وَهُوَ أَقْدَرُ عَلَى تَغْيِيرِ مَا يَكْرَهُ.
وَأَمَّا مَا ذَكَرْتَ مِنْ عَدَدِهِمْ، فَإِنَّا لَمْ نَكُنْ نُقَاتِلُ فِيَما مَضَى بِالْكَثْرَةِ، وَإِنَّمَا كُنَّا نُقَاتِلُ بِالنَّصْرِ وَالْمَعُونَةِ!
bu işte kazanmanın veya kaybetmenin azlıkla ve çoklukla hiç bir ilgisi yoktur. Bu din, Allah’ın ortaya koyduğu dini; bu ordu da onu hazırlayıp yardım ettiği ordusudur. Böylece varacağı yere varmış, doğduğu yerden doğmuştur. Biz Allah’ın vaadine güvenmekteyiz; Allah vaadini yerine getirir, ordusuna yardım eder. Yöneticinin konumu boncuk dizilen ipin konumu gibidir; boncuklar ona dizilir ve boncukları ip bir araya getirir. İp koparsa düzen bozulur, boncuklar dağılır gider, hiç bir zaman aslına uygun olarak dizilemezler. Araplar bugün her ne kadar azınlıkta olsa da, İslam sayesinde çoğalmış, birlikleriyle de güçlü olmuşlardır. O halde sen kutup ol, değirmeni Araplar vasıtasıyla döndür ve onları savaş ateşine sok. Çünkü eğer sen bu topraklardan çıkarsan, etraftaki Araplar ahdini bozar, böylece ardında bıraktığın İslami sınırlar önündekinden daha önemli olur. Acemler yarın seni görünce; “bu Arabın aslı, onu kestiğiniz zaman rahata erersiniz” derler. Bu düşünce, sana en şiddetli saldırıların yapılmasına, seni ortadan kaldırma arzusuyla hareket etmelerine sebep olur. Müslümanlarla savaşmaya geldikleri hususunda söylediklerine gelince; onların böyle yapmalarını noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah daha çok istemez. Ve istemediğini değiştirmeye en çok muktedir olan da O’dur. Sayılarının çokluğunu söylemene gelince, biz geçmişte çoklukla savaşmadık. Aksine, Allah’ın nusretine, yardımına güvenerek savaşırdık.

Seyyid Razi, “Nehcul Belağa”, sayfa 312-313, 146-cı hutbe

şüphenin cevabı: bilindiği gibi Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabı bazen şii, bazen sünni ve bazen de her iki mezhebinin kaynaklarında imam Ali a.s’a nispet edilen hutbe ve mektupların bir araya toplanmış olduğu bir kitaptır. Fakat Seyyid Razi r.a bu işi yaparken hadisleri senedleri ile birlikte yazmamış, sadece metinlerii zikretmiştir. O yüzden “Nehcul Belağa”da geçen her hangi bir hutbenin veya mektubun senedini göre bilmemiz için Seyyid Razi r.a’ın bunları aldığı ana kaynaklara bakmamız gerekir. işte üzerinde konuşmakta olduğumuz bu hutbe de hem şia ve hemde nasibi kaynaklarında senedi ile birlikte rivayet edilmiştir. O yüzden biz burada her bir mezhebin kaynaklarında bu hutbe için zikredilmiş olan senedleri aktaracak, daha sonra ise onu inceleyeceğiz.

Şia kaynaklarında hadisin senedi: Şia kaynaklarında bu hadisi sadece Şeyh Müfid “el-İrşad” kitabında rivayet etmiştir ki, onun senedi şu şekildedir:

ما حدث به شبابة بن سوار، عن أبي بكر الهذلي قال: سمعت رجالا من علمائنا يقولون
Şibabe b. Sivar bana Ebu Bekir el-Huzali’den anlattı, dedi ki: alimlerimizden bir adamın şöyle dediğini duydum:

Şeyh Müfid r.a, “el-İrşad”, 1/207

bu senedin zayıflığı bir kaç cihetten sabittir. Öncelikle ravi Şibabe b. Sivar ile Şeyh Müfid r.a arasında inkita vardır. zira Şibabe b. Sivar hicri 206 yılında vefat etmiştir, Şeyh Müfid r.a ise 336 yılında dünyaya gelmiştir. Binaenaleyh, bu cihetten hadis munkatıdır.

saniyen, her iki ravi yani Şibabe b. Sivar ve Ebu Bekir el-Huzali meçhuldürler. Şeyh Şahrudi r.a Şibabe b. Sivar hakkında diyor ki:

شبابة بن سوار المدائني: لم يذكروه
Şibabe b. Sivar el-Medaini: zikredilmemiştir.

Şeyh Şahrudi, “Müstedrekat ilmur ricalil hadis”, 4/196, 6803-cü ravi

yine Şeyh Şahrudi r.a diğer ravi Ebu Bekir el-Huzali hakkında diyor ki:

أبو بكر الهذلي: روى العباس بن بكار الضبي، عنه، عن عكرمة
Ebu Bekir el-Huzali: İkrime’den rivayet etmiştir, kendisinden ise Abbas b. Bekir ed-Dabbi rivayet etmiştir.

Şeyh Şahrudi, “Müstedrekat ilmur ricalil hadis”, 8/347, 16704-cü ravi

ve sonra olarak, Ebu Bekir el-Huzali bu sözleri aktardığı şahsı “alimlerimizden bir adam” şeklinde vasf ediyor ve hakkıda bilgi vermiyor. Bu açıdan da hadis meçhuldür.

görüldüğü gibi hadis çok zayıf (zayıf cidden) seviyesindedir ve senedindeki ravilerin hepsi meçhul, isnadı ise munkatı (kopuk)’tur.

sünni kaynaklarında hadisin senedi: İslami/Şii kaynaklarında bu hadisin senedi araştırıp durumunu ortaya koyduktan sonra sünni kaynakları bizi ilgilendirmez zira olar bize karşı hüccet koumunda değildir. ancak, biz bu mektubun hatta nasibiler nezdinde bile sahih olmadığını inşaAllah ıspat edeceğiz.

bu hutbeyi sünni kaynaklarından “Tarih et-Taberi”de bulduk ki, onun senedi şöyledir:

كتب إلي السري عن شعيب عن سيف عن حمزة عن أبي حمزة عن أبي طعمة قال
Sırrı’nın kitabında Şuayb’dan, o Seyf’ten, Hamza’da, o Ebu Hamza’dan, o da Ebu Talha’dan şöyle rivayet etmiştir:

Taberi, “Tarih et-Taberi”, 3/210-211

bu senedde geçen ravilerden ikisi yalancı, biri ise meçhuldür. Şimdi raviler hakkında nasibi rical kitaplarından bilgi sunuyuyoruz:

1. Seyf b. Ömer (سيف بن عمر): hadisimizin dördüncü ravisi olan bu şahıs emevi sarayının baş mollalarından ve döneminin büyük yalancılarından olan bir zındıktır. Nebi s.a.a’in vefatı sonrasında insanların irtidad etmeleri, Ebu Bekir’in bu mürtedlerle savaşıp sözde İslamı kurtarması ve s. gibi masallar onun uydurmalarındandır. muhakkık Seyyid Askeri r.a onun uydurarak nasibi ricaline dahil ettiği 150 sahabe tespit etmiştir, bkz: Allame Seyyid Askeri r.a, “150 uydurma sahabe”

işte bu zındık ve yalancı nasibi hakkında nasibilerin rical ilminde otorite alimlerinden ibni Hacer diyor ki:

سيف بن عمر التميمي البرجمي (3) ويقال السعدي ويقال الضبعي ويقال الاسدي الكوفي صاحب كتاب الردة والفتوح
Seyf b. Ömer et-Temmi el-Bercemi “el-Esedi”, “ed-Dabbi” ve “el-Esedi el-Kufi” de denilmiştir. “Ridde ve futuh” adlı kitabın sahibidir.

قال ابن معين ضعيف الحديث وقال مرة فليس خير منه وقال أبو حاتم متروك الحديث يشبه حديثه حديث الواقدي وقال أبو داود ليس بشئ وقال النسائي والدارقطني ضعيف وقال ابن عدي بعض أحاديثه مشهورة وعامتها منكرة لم يتابع عليها وقال ابن حبان يروي الموضوعات عن الاثبات.  قال وقالوا أنه كان يضع الحديث.  قلت: بقية كلام ابن حبان اتهم بالزندقة وقال البرقاني عن الدارقطني متروك وقال الحاكم اتهم بالزندقة وهو في الرواية ساقط
ibni Main dedi ki: “hadiste zayıftır” ve yine demiştir ki: “onda hayır yoktur”
Ebu Hatim dedi ki: “hadisi metruktur, hadisi Vakidi’nin hadisi gibidir”
Ebu Davud dedi ki: “bir şey değildir”
Nesai ve Darektuni dediler ki: “zayıftır”
ibni Adiy dedi ki: “bazı hadisleri meşhurdur, ancak münkerdir, kabul edilmemiştir”
ibni Hibban dedi ki: “dürüst ravilere uydurma rivayetler isnad etmiştir, yalancı bir zındıktır” Ben (ibni Hacer) derim ki, ibni Hibba’nın “zındıktır” sözü iyi olmamıştır.
el-Berkani Darektuni’den naklen dedi ki: “metruk’tur”
Hakim dedi ki: “O bir zındıktır ve rivayetleri terk edilmiştir”

ibni Hacer, “Tehzib et-Tehzib”, 4/260

2. Şuayb b. İbrahim (شعيب بن ابراهيم الكوفي): hadisin üçüncü ravisi olan bu şahıs Seyf’in kitaplarının tek ravisidir ve nasibi rical ilmine göre meçhuldür. rical alimi ibni Hacer onun hakkında der ki:

شعيب بن إبراهيم الكوفي
Şuayb b. İbrahim el-Kufi

راوية كتب سيف عنه. فيه جهالة
ذكره ابن عَدِي وقال: ليس بالمعروف وله أحاديث وأخبار وفيه بعض النكرة
Seyfin kitabını kendisinden rivayet etmiştir, onda cehalet vardır.
ibni Adi zikretmiş ve demiştir ki: “maruf değildir, onun hadis ve haberlerinde bazı münkerler vardır”

ibni Hacer, “Lisan el-Mizan”, 3797-ci ravi

3. Sırrı (السري): hadisin dördüncü ravisi olan bu şahısın kim olduğu konusunda ihtilaf vardır. çünkü “Sırrı” olarak bilinen 3 kişi vardır:

a) Sırrı b. Yahya el-Kufi (السري بن يحيى الكوفي): nasibi rical ilmine göre güvenilir bir ravidir, ibni Hacer onun hakkında diyor ki:

السري بن يحيى بن إياس بن حرملة الشيباني البصري ثقة أخطأ الأزدي في تضعيفه من السابعة مات سنة سبع وستين
Sırrı b. Yahya… eş-Şeybani el-Basri, sika (güvenilir)’dir, 167 yılında ölmüştür.

ibni Hacer, “Takrib et-Tehzib”, 2223-cü ravi

b) Sırrı b. İsmail el-Hemedani (السريّ بن اسماعيل الهمدانيّ): yalancı ve uydurukcudur, nasibi rical alimi ibni Adi onun hakkında diyor ki:

السري بْن إسماعيل
Sırrı b. İsmail

كتب إلي مُحَمَّد بْن الحسن بْن بحر , ثَنَا عَمْرو بْن علي , قَالَ : كان يحيى لا يحدث عن السري بْن إسماعيل , وما سمعت عبد الرَّحْمَن ذكره قط
سمعت ابْن حماد , يقول : قَالَ البخاري : السري بْن إسماعيل الهمداني , عن الشَّعْبِيّ كوفي , قَالَ يحيى بْن سعيد : استبان لي كذبه في مجلس
ثنا ابْن أبي عصمة , ثَنَا أبو طالب , قَالَ : قلت لأحمد بْن حنبل : السري بْن إسماعيل ؟ قَالَ : ترك الناس حديثه
ثنا ابْن حماد , ثَنَا الْعَبَّاس , عن يحيى , قَالَ : السري بْن إسماعيل ليس بشيء
Amr b. Ali dedi ki: “Yahya (b. Said) Sırrı b. İsmail’den rivayet etmezdi ve Abdurrahman (b. Mehdi)’nin de onun zikrettiğini hiç duymadım”
Buhari dedi ki: Sırrı b. İslmail el-Hemedani, Şaabi’den (rivayet etmiştir), Yahya b. Said dedi ki: “bana mecliste yalan söyledi”
Ebu Talib dedi ki: Ahmed b. Hanbel’e Sırrı b. İsmail hakkında sordum, dedi ki: “insanlar onun hadisini terketmiştirler”
Yahya b. Main dedi ki: “Sırrı b. İsmail bir şey değildir”

ibni Adi, “Kamil fid-Duafa”, 3/456, 872-ci ravi

c) Sırrı b. Asım el-Hemedani (السريّ بن عاصم الهمدانيّ): yalancı ve hadis uydurucusudur, nasibi rical alimi ibni Hacer onun biografisinde diyor ki:

السري بن عاصم بن سهل أبو عاصم الهمداني
Sırrı b. Asım . Sehl, Ebu Asım el-Hemedani

وهاه ابن عَدِي وقال: يسرق الحديث
وقال النقاش في موضوعاته في الحديث الأخير: وضعه السري
ibni Adi dedi ki: “hadis çalar”
ve Nakkaş “uydurma hadisler” kitabında dedi ki: “Sırrı uydurur”

ibni Hacer, “Lisan el-Mizan”, 3364-cü ravi

şimdi eğer Taberi’nin senedindeki Sırrı’dan kasıt ilk ravi ve güvenilir olan Sırrı b. Yahya el-Kufi ise şu halde senedde inkita (kopukluk) vardır. zira yukarıda gördüğümüz gibi Sırrı b. Yahya 167 yılında ölmüştür, Taberi ise 224 yılında dünyaya gelmiştir (bkz: ez-Zehebi, “Siyer”, 14/267).

yok eğer, Sırrı’dan kasıt diğer iki kişiden birisi ise şu halde onlar da yalancıdırlar. Ama benim zannımca bu kişi Sırrı b. Asım el-Hemedani’dir, zira o hicri 258 yılında Bağdad’a gelmiş ve Taberi ile görüşmüştür. Her halükarda, bizim için değişen bir şey yoktur ve bu isnad uydurmadır.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: