Başlangıç > şüphelere cevaplar > imam Ali a.s Şamlıların (Muaviye ve askerlerinin) sövülmesini ve lanetlenmesini yasakladı mı?

imam Ali a.s Şamlıların (Muaviye ve askerlerinin) sövülmesini ve lanetlenmesini yasakladı mı?


BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

bilidiği üzere nasibilerin “sahabenin hepsi adildir”, “hepsi cennetliktir”, “bir birilerini sevmiş, bir birilerine kardeş olmuşlardır” ve benzeri hurafe inançları İslami/Şii ve nasibi kaynaklarının ittifak ile bize aktardığı İslam tarihi ile çelişmektedir. çünkü bu tarihe baktığımızda Rasulullah s.a.a gerçek ashabı olan kişilerle nasibilerin sahabe adını taktıkları munafık ve mürtedlerin çatışma halinde olduğunu görürüz. Sakife olayları, Hz. Fatıma s.a’ın evine hücum edilmesi, Fedek’in gaspı, Osman b. Affan’ın öldürülmesi, Cemel ve Sıffın savaşları bunun açık belgeleridir. fakat nasibiler inandıkları bu hurafe uğruna tüm İslam tarihini bile tahrif etmeyi göz önüne almışlardır. işte bu yüzden hemen hemen her konuda gerçek tarihe alternativ şeklinde sahte bir tarih oluşturmuşturlar. işte nasibilerin bu tahrifat eylemlerinden birisi de Sıffın savaşına ve Hz. Ali a.s ile Muaviye arasındaki ilişkilere yöneliktir. nasibiler ahmakça “Muaviye ve Hz. Ali bir birisi ile savaşmış olmasına rağmen bir birilerini seviyor, kardeş olarak görüyorlardı.” diye bilmektedirler.  ve buna dair İslami/Şii kaynaklardan deliller sunmaya çalışıyorlar. bu delillerden birisi Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabında geçen 206-cı hutbedir. inşaAllah burada öncelikle “Nehcul Belağa”dan hutbenin aslını aktaracak, daha sonra ise onun senedini, kaynağını ve sıhhatini araştıracağız.

Seyyid Razi r.a “Nehcul Belağa”nın hutbeler bölümünde şöyle rivayet eder:

ومن كلام له (عليه السلام) وقد سمع قوماً من اصحابه يسبّون أهل الشام أيام حربهم بصفين
Sıffin Savaşı günlerinde bazı arkadaşlarının Şam halkına küfrettiklerini duyduğu zaman şöyle buyurdu:

إِنِّي أَكْرَهُ لَكُمْ أَنْ تَكُونُوا سَبَّابِينَ، وَلكِنَّكُمْ لَوْ وَصَفْتُمْ أَعْمَالَهُمْ، وَذَكَرْتُمْ حَالَهُمْ، كَانَ أَصْوَبَ فِي الْقَوْلِ، وَأَبْلَغَ فِي الْعُذْرِ، وَقُلْتُمْ مَكَانَ سَبِّكُمْ إِيَّاهُمْ: اللَّهُمَّ احْقِنْ دِمَاءَنَا وَدِمَاءَهُمْ، وَأَصْلِحْ ذَاتَ بَيْنِنَا وَبَيْنِهِمْ، وَاهْدِهِمْ مِنْ ضَلاَلَتِهِمْ، حَتَّى يَعْرِفَ الْحَقَّ مَنْ جَهِلَهُ، وَيَرْعَوِيَ عَنِ الْغَيِّ وَالْعُدْوَانِ مَنْ لَهِجَ بِهِ
Küfürbaz kişiler olmanızı kötü görüyor, hoşlanmıyorum. Ama onların yaptıklarını anlatsaydınız ve durumlarını hatırlatsaydınız, sözleriniz doğruya daha yakın olur ve özrünüz daha makbul düşerdi. Küfretmek yerine, sözünüz şu olmalıdır: “Allah’ım, onların kanlarını da bizim kanlarımızı da koru, onlarla aramızı Islah et, onları sapıklıklardan kurtarıp hidayete ulaştır da bilmeyen hakkı tanısın, sapıklıkta ve düşmanlıkta direnen vazgeçsin.”

Seyyid Razi r.a, “Nehcul Belağa”, 206-cı hutbe

nasibiler ve Ali Şeriati gibi bazı sapık ve sözde vahdetçiler bu hutbeye dayanarak “Ali Muaviye gibi birisine bile lanet okumaya izin vermiyordu, peki nasıl oluyorda siz Ebu Bekir, Ömer ve diğerlerini tekfir ediyor ve lanetliyorsunuz?” demektedirler. buna vereceğimiz cevap şudur ki, bu hutbe hem sened ve hemde metn açısından batıldır. onun senedine gelince, bilindiği gibi Seyyid Razi r.a’ın “Nehcul Belağa” kitabı bazen şii, bazen sünni ve bazen de her iki mezhebinin kaynaklarında imam Ali a.s’a nispet edilen hutbe ve mektupların bir araya toplanmış olduğu bir kitaptır. Fakat Seyyid Razi r.a bu işi yaparken hadisleri senedleri ile birlikte yazmamış, sadece metinlerii zikretmiştir. O yüzden “Nehcul Belağa”da geçen her hangi bir hutbenin veya mektubun senedini göre bilmemiz için Seyyid Razi r.a’ın bunları aldığı ana kaynaklara bakmamız gerekir. işte üzerinde konuşmakta olduğumuz bu hutbe hem şia ve hemde nasibi kaynaklarında rivayet edilmiştir. O yüzden biz burada her bir mezhebin kaynaklarında bu mektup için zikredilmiş olan senedleri aktaracak, daha sonra ise onu inceleyeceğiz.

1. Şia kaynaklarında hadisin senedi: Şia kaynaklarında bu mektubu sadece Nasr b. Muzahim r.a “Sıffın” adlı kitabında rivayet etmiştir ki, onun senedi şöyledir:

نصر: عمر بن سعد، عن عبد الرحمن، عن الحارث بن حصيرة، عن عبد الله بن شريك قال
Ömer b. Sad bana Abdurrahman’dan, o Haris b. Huseyre’den, o da Abdullah b. Şerik’den anlattı, dedi ki:

Nasr b. Muzahim, “Sıffın”, sayfa 102-103

bu rivayetin zayıflığı bir kaç cihetten sabittir, öncelikle hadis mürseldir. ilk ravi ve olayı rivayet eden Abdullah b. Şerik sika (güvenilir) bir ravidir ancak, o Hz. Seccad, Hz. Bakır ve Hz. Sadık a.s’ın ashabındandır (bkz: Seyyid Hoi r.a, “Mucem ricalil hadis”, 11/233, 6931-ci ravi). yani imam Ali a.s dönemini görmemiş birisidir ki, bu da rivayetinin mürsel olduğu demektir. saniyen, hadisin senedinde işaretlediğim ravi Haris b. Huseyre (bkz: Seyyid Hoi r.a, “Mucem ricalil hadis”, 2469-cu ravi) ve Ömer b. Sad (bkz: Şeyh Şahrudi r.a, “Müstedrekat ilmur ricalil hadis”, 6/90, 11017-ci ravi) meçhuldürler. yani bu en iyi halde çok zayıf (zayıf cidden) bir hadistir.

2. sünni kaynaklarında hadisin senedi: İslami/Şii kaynaklarda hadis zayıf olmasına rağmen hiç olmazsa onun bir senedi vardı. fakat sünni kaynaklarında bu hadisin zayıf, mürsel, meçhul ve benzeri bir senedi bile mevcut değildir. sünni kaynaklarında bu hadis sadece hanefi alimlerinden Ebu Hanife ed-Dinaveri’nin “Ahbarut Tival” kitabında geçmektedir ki, onun da hiç bir senedi mevcut değildir (bkz: Ebu Hanife ed-Dinaveri, “Ahbarut Tival”, 1/165). ve malum olduğu üzere senedi olmayan rivayet başsız beden gibidir, hiç bir değeri yoktur.

Kategoriler:şüphelere cevaplar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: